Yerel İşletme Logo

Öğrencilerin Korkulu Rüyası: Sınav Kaygısı 28 Ocak 2014

Sınav Kaygısı Ne Değildir?

Zihinsel kapasitenin azlığı, motivasyonsuzluk, ya da yeterince çalışmamak gibi nedenlerle sınavdan önce kaygıya kapılmak değildir. Sınav kaygısı olan kişi, zihinsel kapasitesi yeterli olduğu, başarıyı çok istediği ve çok çalıştığı halde yaşadığı yoğun kaygı belirtileri nedeniyle, sınavda yapabileceğinden daha düşük performans gösteren kişidir.

Sınav Kaygısı Nedir?

Sınav öncesinde ve sınav sırasında yaşanan, dikkat dağınıklığına ve başarının düşmesine neden olan yoğun heyecan duygusudur…

Sınav kaygısı olan kişilerde, sınavdan günler önce başlayan huzursuzluk ve endişeler, sınav sırasında had safhaya çıkar. Büyük çaba gösterilerek öğrenilen bilgiler birbirine karışır, eksik hatırlanır ya da hiç hatırlanamaz. Bazen de herşey kafanızda tamdır ama bunu kağıda dökmekte zorlanırsınız. Sonuç genellikle sevimsiz olur: Sınav başarınız, bilgi düzeyinizin ve çabanızın gerektirdiğinin altında kalır.  Bir iki derken, sınavlar sizin kabusunuz olmaya başlar.. Aklınızdan genellikle şu tür düşünce ve endişeler geçer:

“Tüm bildiklerimi unutacağım!”

“Sınavda başarısız olacağım!”

“Herşey berbat olacak!”

“Başkaları benden daha iyi!”

“Kafam karmakarışık!”

Sınav kaygısı yaşayan kişilerde, sınavdan önce başlayan uykusuzluk, gerginlik, çarpıntı, karamsarlık, iştah kesilmesi, yorgunluk, dikkatsizlik gibi belirtilerden bazıları sınav sırasında da devam eder. Bu kişiler, bedenlerindeki değişimleri de şu gibi sözcüklerle ifade ederler:

“Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi çarpıyor!”

“Ellerim, ayaklarım buz gibi!”

“Mideme kramp giriyor!”

“Başım dönüyor, sanki bayılacak gibiyim!”

“Soluğum kesiliyor, ağzım kuruyor!”

“Bir sis bulutu içinde gibiyim, hiç birşey hatırlamıyorum!”

Farkettiğiniz gibi, yoğun kaygı hem zihinsel olumsuzluklar (endişeler) hem de bedensel sorunlarla kendini göstermektedir.

Sınav kaygısı başarıyı nasıl düşürüyor?

Bu konuda yapılan çalışmalar, sınav başarısının düşmesinde, zihinden geçen olumsuz düşünce ve endişelerin rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bir sınavda başarılı olabilmenin en temel koşulu dikkati sınav sorularına odaklayabilmektir. Ancak sınav kaygısı yüksek olan kişilerin yaşadıkları endişeler dikkatin bölünmesine  ve sınavla ilgili olmayan şeylere yönelmesine neden olur. Örneğin, kendinizi, başkalarının hangi sayfaya geçtiklerini takip ederken, sizin onlara yetişemeyeceğinizi düşünürken ya da dışarıda yağan yağmura dalıp gitmişken bulabilirsiniz.. Endişeleriniz sizi önüne katıp sürüklemiştir. Çoğunlukla da ilgisiz yerlere…

Sınav Kaygısı Yaşayan ve Yaşamayan Kişiler arasında Ne Gibi Farklar Vardır?

Kaygı düzeyi normal olan kişiler, sınav durumlarını başarılarının test edileceği bir fırsat ve basamak olarak görürken, sınav kaygısı yaşayan kişiler, sınavı  bir tehdit gibi algılarlar. Kendileriyle olumsuz ve endişe uyandırıcı bir diyalog içine girerler. Karamsar bir bakışla herşeyi, bir felaketin habercisi gibi yorumlama eğiliminde olurlar. Aslında, hepimiz sınav gibi değerlendirme durumlarında, bir miktar kaygı yaşarız ve bu da vücudumuzda belli değişimlere neden olur. Kalbin hızlı atması, ellerin ayakların soğuması, sık soluma, mide ve bağırsaklarda hissedilen değişiklikler kaygının olağan belirtileridir. Çoğumuz bu belirtileri normal kabul eder ve farkına varmaz ya da kendiliğinden geçmesini bekleriz. Ancak sınav kaygısı olan kişiler, bedenlerindeki en ufak bir uyarımda “Eyvah yine başladı. Daha da kötüye gideceğim ve herşey berbat olacak” diyebilirler.  Bu, karamsar falcılık yapmaktır. Ne yazık ki bazen kötü kehanet kendini gerçekleştirir. Çünkü siz ona çok inanmışsınızdır..!

Nasıl Üstesinden Gelebilirsiniz?

Öncelikle sınav öncesinde ve sınav sırasında kendinizle ne tür bir diyalog içinde olduğunuza dikkat edin. Aşağıdakilere benzer ifadeler kullanıyor musunuz?

“Sınav yaklaşıyor ve ben çalışmamı yetiştiremeyeceğim!”

“Ne kadar çalışırsam çalışayım, boşa… Nasıl olsa herşey birbirine karışacak!”

“Sınav soruları kolay görünüyor ama herhalde birşey bilmediğim için bana öyle geliyor.”

Eğer bu cümleler sizin kendinize sık sık tekrar ettiğiniz ifadelere benziyorsa, kendinizi yenilgiye uğratan bir düşünce tarzı içindesiniz demektir. Öyleyse, yapacağınız ilk şey, içinizdeki olumsuz diyaloğu durdurmak ve gerçekçi ve yapıcı bir diyaloğa geçmektir. Karamsar falcılığa son verin ve içinde bulunduğunuz durumu, kendi kapasitenizi, daha önceki başarılarınızı ve varolan zamanınızı doğru değerlendirin. Zaman planı yapmak, ne kadar ilerlediğinizi kaydetmek,  bildiklerinizi ve bilmediklerinizi ayrı ayrı not ederek çalışmanızı ona göre yönlendirmek gibi yöntemler de işinize yarayabilir. Ayrıca kaygının bedeninizde uyandırdığı belirtilerle başaçıkmak için de gevşeme egzersizi öğrenebilir ve kendi kendinize uygulayabilirsiniz.  Yapacağınız şey, karamsar düşüncelerinizi, tozpembe bir iyimserliğe dönüştürmek ve tümüyle gevşemek değil, yalnızca gerçekçi ve sakin olabilmektir.

Yoğun kaygılar inatçı ve başedilmesi güç duygular olduğundan, kendi kendinize üstesinden gelmekte güçlük çekebilirsiniz. Böyle bir durumda, fazla gecikmeden bir uzmandan yardım almalısınız.

Dr. Psk. Yeşim Türköz


YUKARI